fbpx
Kapalıçarşı Nuru Osmaniye Kapısı Üzerindeki Osmanlı Devlet Arması

‘Osmanlı Devlet Arması’ çağın ve evrenselleşmenin bir dayatması olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun gündemine girmiştir. Çok da uzun soluklu olmayan bu geleneğin hikayesi şöyle…

Osmanlı Devlet Armasının Tarihçesi

1853-56 Osmanlı – Rus Kırım Savaşı hem İstanbul’u hem de Osmanlı İmparatorluğu’nu derinden etkilemiştir. İstanbul’un çehresi bu savaşla birlikte değişmeye başlamış, Osmanlı İmparatorluğu için de her ne kadar savaşı kazanmış olsa da sonun başlangıcı olmuştur diyebiliriz. Rusya’nın Akdeniz’e inmesinden çekinen Fransa ve İngiltere bu savaşta Osmanlı’nın yanında yer almış ve Rusya mağlup edilmiştir.

Kırım Savaşı’nın Osmanlı lehine sonuçlanacağının kesinleşmesinin ardından Şubat 1856’da Fransa, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecit’e, Napolyon Bonapart döneminde 1802 yılında ilk kez verilmeye başlanan ve Fransa’nın en önemli nişanı olan ‘Şeref Nişanı’nı (Ordre national de la Légion d’honneur) verir. Bu Osmanlı açısından bir ilktir zira ilk defa bir padişah yabancı bir devletin verdiği nişanı kabul etmektedir.

Fransız Şeref Nişanı (Légion d'honneur)
Fransız Şeref Nişanı (Légion d’honneur)
İngiliz Dizbağı Nişanı (Order of the Garter)
İngiliz Dizbağı Nişanı (Order of the Garter)

Fransa’nın verdiği nişanın ardından, Fransa ile Osmanlı’yı baş başa bırakmak istemeyen İngiltere de Kasım 1856’da Sultan Abdülmecid’e ‘Dizbağı Nişanı’ (Order of the Garter) verirler. Bu nişan İngiltere’nin en prestijli nişanıdır ve ilk kez 23 Nisan 1348’de, İngiltere’nin koruyucu azizi, Aziz George’un (Bildiğimiz Aya Yorgi) yortusunda Kral III. Edward tarafından Aziz George anısına verilmeye başlanmıştır.

Arma İhtiyacı

İngiliz geleneğinde, Dizbaşı Nişanı verilen kişilerin aile armalarını bulunduran flamalar, Londra yakınlarındaki Windsor Kalesi dahilinde bulunan Aziz George Şapeli’nin içine asılırdı. Sultan Abdülmecid de Dizbağı Nişanı’nı alınca, şapele asılmak üzere Osmanlı Sarayı’ndan padişahın arması istenmiştir. Ancak elde bir arma yoktur. Çünkü batıdaki arma geleneği Osmanlı’da yoktur. Arma yerine tuğra gönderilmesi de uygun bulunmaz. Bu sırada Kraliçe Victorya imdada yetişir. İngiltere’de arma uzmanı olarak vazife yapan Sir Charles George Young İstanbul’a Osmanlı Devlet Arması’nın tasarlanması için İstanbul’a gönderilir. Kendisine İstanbul’da bulunduğu süre boyunca Etienne Pisani isimli tercüman yardımcı olur. İstanbul’da çalışmalarını tamamyan Young, İngiltere’ye döndükten sonra da armayı tasarlar.

Tasarlanan arma Londra Büyükelçisi Kostaki Muzurus Paşa’ya teslim edilir. Muzurus Paşa’nın İstanbul’a gönderdiği arma tasarımı Sultan Abdülmecid tarafından da beğenilerek kabul görür. Tasarıma uygun hazırlanan flama İngiltere’ye gönderilir ve Aziz George Şapeli’ne asılır. Sultan Abdülmecid’in vefatı ile birlikte de indirilir yerinden. Ancak Osmanlı Devlet Arması sonradan bir kez daha asılacaktır aynı şapelin duvarlarına, bu sefer üzerinde Abdülmecid değil Abdülaziz’in tuğrası ile…

Windsor Saint George Şapeli, İngiltere
Windsor Saint George Şapeli, Dizbağı Nişanı taşıyan kişilerin aile armaları
Osmanlı Devlet Arması’nın Şekli

İlk defa Sultan Abdülmecid tarafından kullanılmaya başlayan Osmanlı Devlet Arması zaman içerisinde değişimler görmüştür. İlk hali son haline çok daha sadedir. Armanın farklı hallerini görebilirsiniz. Bunun nedeni armanın şeklinin resmi bir tanımı olmamasıdır. Hatta Sultan II. Abdülhamit dönemine kadar resmi bir arma bile değildir. Sultan II. Abdülhamit döneminde 17 Nisan 1882 tarihinde Sultan’ın iradesi ile resmen kabul edilir ama o zaman bile bir standardı yoktur. Günümüzde Türk Bayrağı’nın ölçülerinin oranları, rengi ve bayrağa dair her şey en ince detaylarına kadar tanımlanmıştır ancak Osmanlı Devlet Arması için bu hiç söz konusu olmamıştır.

Topkapı Sarayı Avlusunda Osmanlı Devlet Arması
Topkapı Sarayı Avlusunda Osmanlı Devlet Arması

Armaya dair herhangi bir standart olmadığı için kimi yerlerde farklı armalarla karşılaşabilirsiniz. Armada kullanılan sembollerin ne amaçla konulduğu ve neyi anlatmak istediği de hiçbir yerde belirtilmemiştir. Hal böyle olunca, armadaki bir çok sembolün neyi temsil ettiğine dair yazılan söylenen her şey (birazdan benim yazacaklarım da) varsayımdan öte gitmemektedir.

Topkapı Sarayı Avlusunda Osmanlı Devlet Arması
Topkapı Sarayı Avlusunda Osmanlı Devlet Arması

Armanın Unsurları

Osmanlı Devlet Arması Örneği Üzerinden Detaylar
Osmanlı Devlet Arması Örneği Üzerinden Detaylar
İlk Bölüm

1. Tuğra. Padişahların imza yerine kullandıkları nişanlarıdır. Görseldeki örnekte kullanılan tuğra Sultan II. Abdülhamit’e ait tuğradır. Padişah değiştikçe arma içerisindeki tuğra da değişmekteydi.

2. Tuğrayı çevreleyen güneş motifi ile Osmanlı padişahı güneşe benzetilerek, onun ve namında devletin gücü, aydınlatıcı özelliği vurgulanıyor.

3. Tuğrayı alttan çevreleyen hilal içerisinde Arapça “el-Müstenidü bi’t-Tevfîkâti’r-Rabbâniyye ed-Devletü’l-Aliyyeti’l-Osmâniyye” yazmaktadır. Bu tabir ‘İlahi başarılara dayanan Osmanlı Devleti’ şeklinde çevrilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken detay devletin resmi ismini barındırıyor olmasıdır. ‘Devlet-i Aliyye’. Klasik dönemde ‘Osmâniyye’ tabiri kullanılmazken bu tabir isme sonradan eklenmiştir.

4. Sorguçlu serpuş: Hükümdarlık alameti olan sorguç ile birlikte resmedilen serpuş Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’yi ve Osmanlı tahtını/hanedanını temsil eder.

5. Çoğu kaynakta hilafeti temsil ettiği söylenen yeşil sancak aslına bakarsanız Rumeli topraklarını temsil etmektedir. Rumeli Beylerbeyliği tarafından kullanılmıştır. İlk yapıldığı dönemde yeşil sancağın da üzerinde ay-yıldız vardır. Sonradan, donanma tarafından kullanılan üç hilale çevrilmiştir.

6. Armada bulunan silahların tamamı Osmanlı ordusunu ve askeri güzünü temsil eder. Süngülü tüfek; 18. yüzyılın başında kurulan modern ordu Nizam-ı Cedit ile birlikte Osmanlı ordusunun asıl silahı olmuştur. Nizam-ı Cedid 19. yüzyılın başında kapatılmıştır.

7. Toplu tabanca, Osmanlı ordusundaki modernleşmeyi temsil eder.

8. Ortasında stilize edilmiş bir güneş motifi olan kalkanın etrafında yıldızlar vardır. Bu yıldızlar ve ortadaki güneş, İmparatorluğun kainatın merkezinde olduğunu anlatmaktadır. Yıldız sayısı bazı armalarda 12, bazılarında daha fazladır. Yıldız sayılarının eyalet sayısını ya da burçları temsil ettiği söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır.

9. Asa ve şeşper: Asa bilgiyi ve yönetimi; şeşper (silah olarak da kullanılan altı dilimli topuz) ise adalet (adaletin topuzu) ve üstünlüğü temsil eder. Adaletin sembolü olan terazi bu ikiliye asılıdır.

10. Terazi adaleti temsil eder.

İkinci Bölüm

11. Yunan ve Roma mitolojisinde sıkça kullanılan, bereket ve bolluğu temsil eden, içerisinde çiçekler, meyveler taşan ve Latince ismi ‘cornucopia’ olan bereket boynuzudur. Osmanlı topraklarının bereketli topraklar olduğu vurgulanmak istenmiştir. Ayrıca bereket boynuzundan sadece çiçeklerin çıkıyor olması da Osmanlı’nın hoşgörüsünü temsil eder.

12. Terazinin hemen altında bulunan iki kitaptan üstteki Kuran-ı Kerim alttaki ise kanunnameleri temsil eder. Osmanlı adaletinin temelinin dayandığı unsurlardır.

13. Çapa, Osmanlı donanma ve denizciliğini temsil eder.

14. Şefkat nişanı, 1878’de II. Abdülhamit Han tarafından verilmeye başlanmış bir nişandır. Savaş zamanında veya büyük afetlerde devlete, millete hizmet eden kadınlara verilen nişandır. Armanın ilk dönem örneklerinde bulunmaz.

15. Meşale aydınlığın sembolüdür. Geleceği aydınlatan, yol gösteren ülküyü temsil eder.

16. Nişan-ı Osmani, Sultan Abdülaziz tarafından 1862’den itibaren verilmeye başlanmış olup, devlet hizmetinde üstün başarı sağlayanlara verilirdi.

17 Nişan-ı iftihar ise Sultan Abdülmecit tarafından verilmeye başlanmış olup, üst düzet devlet hizmetlileri ve askerlere verilirdi.

Kocaeli Müzesi'nden Osmanlı Devlet Arması
Kocaeli Müzesi’nden Osmanlı Devlet Arması
Üçüncü Bölüm

18. Bitkisel motif, dekoratif amaçlı kullanılmıştır. Beş Osmanlı nişanın asılı olduğu bu motif armanın tabanını teşkil etmektedir.

19. Mecidi nişanı da yine Sultan Abdülmecid tarafından 1851 yılından itibaren savaşlarda üstün başarı gösteren askerlere verilmeye başlanmıştır. Başarı seviyesine göre verilen beş ayrı çeşidi vardır.

20. Nişan-ı al-i imtiyaz ise Sultan Abdülhamit tarafından 1876 yılından itibaren devlet adına faydalı işlerde bulunan ilim adamı, idareci ve askerlere verilen nişandır.

21. Ok, yay ve tirkeş (ok muhafazası) ata silahını temsil eder; güç, kuvvet ve maharetin sembolüdür.

22. Borazan, modern mızıka takımının kullandığı çalgı aletidir. Askeri bandoyu temsil eder.

23. Gülleler her armada bulunmazlar. Ordunun gücüne gönderme yapar.

24. Top, topçu ocaklarını temsil eder.

Dördüncü Bölüm

25. El siperlikli tören kılıcı klasik Türk kılıcı olmayıp, o devirdeki subaylar tarafından kullanılırdı.

26. Teberler: Çift taraflı teber (balta), orduda üst düzey görevliler tarafından üstünlük sembolü olarak kullanılmıştır.

27. Osmanlı sancağı, İmparatorluk bayrağıdır. Halkı temsil eder. Osmanlı tarafından 1844 yılından beri resmen kullanılan bayrak, günümüzde hafif değişikliklerle Türkiye Cumhuriyeti bayrağı olarak kullanılmaktadır.

28. Mızrak: Ordudaki son dönem mızraklı süvari alaylarını temsil eder.

Armanın Kaldırılması

Osmanlı Devlet Arması, 28 Mayıs 1927 tarihinde, TBMM tarafından kabul edilen 1057 numaralı ‘Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Bilumum Mebânî-i Resmiye ve Milliye (resmî ve millî binalar) Üzerindeki Tuğra ve Medhiyelerin Kaldırılması Hakkında Kanun’ isimli kanunla kullanımdan kaldırılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Arması

Maarif Vekaleti tarafından 1925 senesinde açılan bir yarışma nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti için de Namık İsmail isimli bir tasarımcı tarafından tasarlanan bir arma belirlenmiş, belirlenen arma 1927 senesinden yayınlanmıştır. Ancak bu arma resmen kabul edilmediği gibi, benimsenmemiştir de.

Türkiye Cumhuriyeti Arması Denemesi
Türkiye Cumhuriyeti Arması Denemesi
Başkaları ile paylaşmak isterseniz:

Alakalı Yazılar