fbpx
Aşiyan Müzesi

Günümüzde Aşiyan Müzesi olarak bildiğimiz yapı, Tevfik Fikret’in kendisi için yaptırdığı ve bir kuş yuvasına benzettiği için ‘Aşiyan’ adını verdiği evdir.

Tevfik Fikret

Mehmet Tevfik 24 Aralık 1867’de Kadırga semtinde doğar. Babası Çankırı kökenli bir aileden gelen, devlet memuru Hüseyin Bey; annesi ise, Mehmet Tevfik henüz 12 yaşında iken koleradan ölen Refia Hanım’dır. Çocuk yaşta öksüz kalan Mehmet Tevfikdaha 19 yaşındayken de babasından ayrı kalır. Bu sefer ayıran ecel değil sürgünüdür. Babası saraya jurnal edildiği için Arabistan’a sürülmüştür. Sürgünden de geri dönmeyecektir.

Tevfik Fikret Aşiyan'da
Tevfik Fikret Aşiyan’da

Mehmet Tevfik’i ve kardeşi Sıdıka’ya anneanneleri bakar. Mehmet Tevfik önceleri Aksaray’da Mahmudiye Mektebi’ne (Günümüzde Pertevniyal Anadolu Lisesi) gider. Ancak devam ettiği okul 93 Harbi (1877-78 Osmanlı – Rus Savaşı) sonrasında İstanbul’a göç eden Rumeli göçmenlerine tahsis edilir. Mehmet Tevfik Galatasaray Sultanisi’ne (Galatasaray Lisesi) nakledilir. Bu olay hayatının akışını tamamen değiştirir. Burada Recaizade Ekrem ve Muallim Naci gibi döneminin seçkin öğretmenlerinin öğrencisi olur, edebiyata merak salar. İlk şiirlerini lisedeyken yazmaya başlar.

Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra bir süre devlet dairelerinde memurluk yapar. Ancak hem muhalif kişiliği yüzünden, hem de memuriyete ısınamamış olmasından dolayı bir türlü dikiş tutturamaz. Memuriyeti sırasında, 1890 senesinde dayısının 15 yaşındaki kızı Nazime Hanım ile dünya evine girer. Beş sene sonra da bir oğulları olur, adını Haluk koyarlar… Bu dönemde şiir konusundaki suskunluğunu da bozarak Mirsad Dergisi’nde şiirlerini yayınlamaya başlar…

Tevfik Fikret Çalışma Odası
Tevfik Fikret Çalışma Odası

1892 senesinde öğretmenlik sınavını kazanarak mezun olduğu okulda, Galatasaray Lisesi’nde öğretmenlik yapmaya başlar. Ama orada da muhalif kişiliği devreye girer ve bu görevine sadece 3 sene devam eder. Öğretmenlik yıllarında arkadaşlarının çıkarttığı Malumat Dergisi’nin baş yazarlığını yapar. 

Servet-i Fünun

Mehmet Tevfik Galatasaray Lisesi’ndeki öğretmenlik görevini bıraktığı yıllarda Recaizade Ekrem, onu ve yine kendi öğrencisi olan ve bir süredir Servet-i Fünun adında bir bilim dergisi çıkaran Ahmet İhsan’ı ikna ederek derginin bir edebiyat dergisi haline getirilmesine ön ayak olur. Yönetimini Mehmet Tevfik yapar derginin. Kısa zamanda bu dergi entelektüel bir topluluğun oluşmasını sağlar. Kimler yoktur ki? Halit Ziya, Cenap Şahabettin, Mehmet Rauf… Bu ekip yeni bir edebiyat akımını oluşturur: Edebiyat-ı Cedide (Yeni Edebiyat). Mehmet Tevfik, Servet-i Fünun Dergisi’nde yayınlanan şiirlerinde Tevfik Fikret adını kullanmaya başlar. Bundan sonra ismi Tevfik Fikret olur.

Servet-i Fünun
Servet-i Fünun

Servet-i Fünun bir edebiyat dergisi olarak yayınlanmaya başladığı yıllarda Tevfik Fikret Robert Koleji’nde Türkçe dersleri vermeye de başlamıştır. Bu dönemde bir toplantıda Abdülhamit aleyhtarı bir şiir okuduğu gerekçesiyle gözaltına da alınmıştır. Ancak kanıt yoktur ve için bir kaç gün sonra serbest kalır. Dönemin istibdat dönemi olması nedeniyle Tevfik Fikret ve bir kaç arkadaşı inzivaya çekilmeye niyetlenirler. Niyetleri Yeni Zelanda’ya gitmektir, bu gerçekleşmeyince arkadaşlarından birisinin Manisa’daki çiftliğine gitmeye karar verirler ama sonradan Tevfik Fikret vazgeçtiği için bu plan da yatar. 

Tevfik Fikret ile Ahmet İhsan 1900 senesinde ters düşerler. Haliyle Tevfik Fikret Servet-i Fünun Dergisi’ni bırakır. Tevfik Fikret sonrasında dergi de çok uzun soluklu olmaz, sadece bir kaç ay sonra dergide yer alan bir yazıdan dolayı kapatılır. Hem derginin kapatılması hem arkadaşlarının sürgüne gönderilmesi hem artan siyasi baskılar hem de 1902’de kardeşin kaybetmesi Tevfik Fikret’te inziva fikrini tekrar gündeme getirir. Bu dönemde sisli bir İstanbul sabahında aşağıdaki dizelerle biten meşhur ‘Sis’ şiirini yazar:

Sis Şiiri
Sis Şiiri

İnziva

Sıkıntılar içerisindeki Tevfik Fikret Kadırga’daki baba yadigarı konağın satılmasından elde ettiği para ile Rumelihisarı sırtlarında, hala öğretmenliğine devam ettiği Robert Koleji’nin hemen altında, çizimlerini kendi yaptığı bir ev inşa ettirir 1906 senesinde. İnzivaya çekilme isteğini burada gerçekleştirecektir. Evinin adını: Aşiyan koyar. Yani kuş yuvası.

Aşiyan Müzesi İç Mekan
Aşiyan Müzesi İç Mekan

Çekildiği inziva fazla uzun sürmez. 1908 senesinde II. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte inziva fikrinden vazgeçer. “Tanin” isminde bir gazete çıkarmaya başlar. Ancak Tanin’in de “İttihat ve Terakki Partisi”nin yayın organı haline geldiğini görüp, oradan da ayrılı. Kendisine Maarif Vekaleti yani Milli Eğitim Bakanlığı’nı teklif ederler ama kabul etmez. Galatasaray Lisesi müdürlüğü teklifini kabul eder. 1909 senesinde başladığı bu yeni görevinde Galatasaray Lisesi’nin çıkan bir yangında yanan eski binasının yerine yapılan bugünkü binasının tamamlanmasını sağlar. Ancak bu görevde de fazla kalamaz, kendisine önerilen Maarif Vekaleti görevine getirilen Emrullah Bey ile anlaşamadığı için istifa eder.

Tanin Gazetesi
Tanin Gazetesi

Haluk

Galatasaray Lisesi müdürlüğünden istifasının ardından, 1910 senesinde Aşiyan’da tekrar inzivaya çekilir. Meşrutiyet yönetiminden de hayal kırıklığına uğrar. Bu dönemde şiirlerine yoğunlaşır ve Robert Koleji’nde öğretmenlik yapar. Ayrıca, on dört yaşındayken elektrik mühendisi olması için İskoçya’ya gönderdiği oğlu Haluk’tan da kötü haberler alır. Haluk yanında kaldığı aileden etkilenerek din değiştirmiş ve 1913 senesinde Amerika’ya giderek ailesi ile tüm bağlarını koparmıştır. Haluk sonradan 1916 senesinde Michigan Üniversitesi’nden makine mühendisi olarak mezun olur. 1943’te kendisini dine verir ve rahip olur, 1965 senesinde de rahiplik görevini yaparken vefat eder. 

Tevfik Fikret ve oğlu Haluk
Tevfik Fikret ve oğlu Haluk


Tevfik Fikret ise oğlundan bihaber, 19 Ağustos 1915 tarihinde vefat eder. Vasiyeti Aşiyan’a gömülmektir. Ancak, vefatından sonra Aşiyan’ın akıbeti belli olmadığı için Eyüp’teki aile mezarlığına defnedilir. Vasiyeti ancak 1961 senesinde yerine getirilerek, mezarı 1945’ten beri Aşiyan Müzesi olarak kullanılan yuvasına, Aşiyan’a nakledilir.

Aşiyan

Tevfik Fikret Robert Koleji’nde öğretmenlik yapmaya başladığında, uzun zamandır inzivaya çekilmek için aradığı yeri aslında çok uzakta aramasına gerek olmadığını fark eder. Okulun bulunduğu, Bebek sırtlarındaki Kayalar Mevkii biçilmiş kaftandır bunun için. Kadırga’daki baba yadigarı konağı satıp arsayı alır. Paranın geri kalanı da evi yaptırmak için bir müteahhit ile anlaşır. Paranın bir kısmını da peşin verir. Ancak müteahhit paraları aldıktan sonra kaybolur. Tevfik Fikret dolandırılmıştır.

Aşiyan
Aşiyan
İş Başa Düşer

Tevfik Fikret elinde kalan bir miktar para ve eş dosttan aldığı borçla evi bizzat yapmaya kararı verir. Zaten 19. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’da, özellikle de İngiltere’de başlamış bir de yeni akım vardır o dönem. Amatör ve kişisel tasarım ürünü kırsal küçük konutlar. Bu akımdan da haberdardır Tevfik Fikret. Oturur ve ev çizimleri yapar. En çok beğendiğini de kendisi için uygular. Tasarladığı ev kagir bir bodrum katına iki ahşap kattan oluşmaktaydı.

Tevfik Fikret Ev Çizimleri
Tevfik Fikret Ev Çizimleri

Hataları yok mudur bu amatör tasarım evin? Elbette vardı. Mesela üst katta kullanılan çift koridor ya da taş duvarın konutu kesen konumu usta bir mimarın yapacağı bir hata değildir. Ancak hataların dışında çok büyük hataları yoktur, hatta kimi uygulamalar usta işi uygulamalardır. Evin içerisinde kullanılan mobilyalar da dönemin zevkini yansıtacak şekilde art nouveau akımıyla tasarlanmıştı. Evi daha yaparken adını koymuştur Tevfik Fikret: Aşiyan. Bu isim sonradan bölgeye ismini verecek ve Kayalar Mevkii artık Aşiyan olarak anılmaya başlanacaktır.

Aşiyan Kat Planları
Aşiyan Kat Planları
Aşiyan Müze Oluyor

Tevfik Fikret’in vefatının ardından ev bir süre korunur. Daha sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle eşi Nazime Hanım evi öğrencilere pansiyon olarak kiralamaya başlar. Bir ara evin satılması da gündeme gelir. Ama dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel devreye girerek evi satın alır. Ardından da müze haline getirilmesi için talimat verir. Ev, 19 Ağustos 1945 senesinde Edebiyat-ı Cedide Müzesi olarak hizmete girdi.

Aşiyan Müzesi
Aşiyan Müzesi

Günümüzde Aşiyan Müzesi olarak bilinen ev bahçesi ile birlikte yedi bölüm olarak ziyarete açıktır. Size eşsiz bir Boğaziçi manzarası sunacak bahçenin yanı sıra evin giriş katında Tevfik Fikret’in kişisel eşyalarının sergilendiği salon bölümü ile Edebiyat-ı Cedide, Şair Nigar ve Abdülhak Hamit Tarhan bölümleri vardır. Üst katta ise şairin çalışma ve yatak odası olarak kullanıldığı odalar ziyaret edilebilmektedir.

Aşiyan Müzesi içerisinde sergilenen Tevfik Fikret’in ölüm maskı ve Halife Abdülmecid’in şairin “Sis” isimli şiirinden etkilenerek yaptığı aynı isimli tablo dikkat çekicidir. Ayrıca, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben devrim ruhunu O’ndan aldım, ziyaret edeceğim yerlerin başında elbette Aşiyan gelir” diyen Mustafa Kemal’in 1918’de imzaladığı anı defteri sergilenen nesneler arasındadır.

Sis Tablosu
Sis Tablosu

Aşiyan Müzesi’nin bahçesinde şairin buraya sonradan taşınan mezarı da bulunmaktadır.

Tevfik Fikret Mezarı
Tevfik Fikret Mezarı

Başkaları ile paylaşmak isterseniz:

Alakalı Yazılar