fbpx
Emine Paşa Yalısı

Günümüzde Mısır Başkonsolosluğu olarak kullanılan ve Emine Paşa Yalısı adı ile tanınan yalı, aynı yerde yapılan üçüncü yalıdır.

İlk yalı 1781 senesinde şeyhülislam Dürrizade Seyit Mehmet Ataullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Daha sonra yalının mülkiyeti önce oğlu Dürrizade Mehmet Arif Efendi’ye, sonra da Rauf Paşa’ya geçmiştir. Rauf Paşa aldığı yalıyı yıktırarak yerine yeni bir yalı yaptırır. Rauf Paşa’dan sonra yalıyı alan Sadrazam Ali Paşa vefat edince de yalı Sultan II. Abdülhamit tarafından satın alınmıştır. II. Abdülhamit yalıyı 1896 senesinde Mısır Hidivi II. Abbas Hilmi Paşa’nın annesi ve ondan önceki Hidiv Tevfik Paşa’nın eşi Emine Paşa’ya hediye etmiştir. Kimi kaynaklar Emine Paşa’nın yalıyı kendisinin aldığını, kimi kaynaklar da II. Abbas Hilmi Paşa’nın yaptırdığını söyleseler de genel kanı II. Abdülhamit’in hediye ettiği yönündedir.

Emine Paşa yalıyı aldıktan sonra yıktırarak yerine 1902 senesinde art nouveau tarzında yeni bir yalı yaptırır. Yeni yapının mimarı Raimondo D’Aranco’dur. Bu yalıya aslında yalı değil, sahil sarayı demek daha doğru olacaktır zira toplamda 48 odası olan yalı yaklaşık 1800 metrekare zemine yayılmaktadır ve toplam 5000 metrekare kullanım alanı vardır. Binanın denize cephesi 64 metredir. Harem ve selamlık olmak üzere iki bölümden oluşan Emine Paşa Yalısı, bu iki bölüm tarafından iki eşit bölüme ayırmaktadır. Günümüzde selamlık kısmı konsolosluk ofisi, harem kısmı ise konsolos konutu olarak kullanılmaktadır.

Emine Paşa Yalısı
Emine Paşa Yalısı

Sorular, sorular…

Şu kısacık yazıda bile bir çok soru belirdiğinize eminim zihninizde. Mesela neden Paşa diyoruz Emine Hanım’a? Yalı şimdi neden Mısır’a ait? Hidiv nedir? Hepsinin cevabı var…

Emine Paşa’nın babası Mısır Hidivi I. Abbas Hilmi’nın damadı İbrahim İLhami Paşa annesi ise Sultan Abdülmecid’in kızı Münire Sultan‘dır. Yani her iki hanedanın da üyesidir. Sultan II. Abdülhamit tuttuğunu koparan Emine Hanım’a Paşa unvanını layık görerek onurlandırmıştır. Emine Paşa Osmanlı tarihi bounca bu unvan ile onurlandırılan ilk ve tek kadındır. Elbette sembolik bir unvandır.

Emine Paşa
Emine Paşa

Peki, Emine Paşa köşkü neden Mısır Devleti’ne bağışlamıştır? Normal şartlarda köşkün Emine Paşa’nın vefatından sonra oğlu Abbas Hilmi Paşa’ya kalması gerekiyordu. Ancak Abbas Hilmi Paşa’nın Avusturyalı Marianna Török ile evlenmesine razı gelmeyen Emine Paşa oğluna “ya bu evliliği yapma ya da bu yalıya bir daha ayak basma” der. Abbas Hilmi Paşa annesini dinlemeyince de Emine Paşa sözünde durur ve oğlunu bir daha yalıya almaz ve hatta adımını atamadığı gibi oğluna da bırakmaz yalıyı. Hoş Abbas Hilmi Paşa’nın yalıya çok ihtiyacı yoktur, Beykoz’daki Hidiv Kasrı’nı yaptırır ve orada oturur eşi ile birlikte. Emine Paşa’nın niyeti yalıyı yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne bağışlamaktır aslında ama resmi yazışmalarda kendisine Emine Paşa yerine Bebekli Emine Hanım diye hitap edilince kızar ve yalıyı konsolosluk olarak kullanılmak şartı ile Mısır’a bağışlar.

Emine Paşa
Emine Paşa

Emine Paşa 15 Haziran 1931 senesinde vefat edene kadar yalının korusundaki av köşkünde yaşamıştır. Vasiyeti üzerine bu av köşkü vefatından sonra yıkılmış ve Emine Paşa vefatının ardından Mısır’a defnedilmiştir. 

Hidivlik

Yeri gelmişken hidivlik makamından da bahsetmekte fayda var. Hidivlik makamı Kavalalılara mensup Mısır valilerine babadan oğula geçmek üzere 1867’de Sultan Abdülaziz tarafından verilen resmi unvandır ve kelime anlamı olarak da Farsça’de büyük vezir, baş vezir anlamlarına gelmektedir. Osmalı protokolünde sadrazam ve şeyh-ül islam ile aynı hiyerarşide olup onlardan sonra gelir.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın Osmanlı’ya baş kaldırarak 1833’te Kütahya’ya kadar gelmesi sonrasında önce Rusya, sonra da batılı devletlerin araya girmesi ile birlikte yapılan anlaşmada Mehmed Ali Paşa Mısır Valiliğini korumuş ve bu makamın babadan oğula geçmesini sağlamıştır. Hidiv ünvanı ise ilk kez oğlu İsmail Paşa tarafından kullanılacaktır.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa
Kavalalı Mehmed Ali Paşa
Başkaları ile paylaşmak isterseniz:

Alakalı Yazılar